GELECEĞİN ZİHNİ ve FANTASTİK GERÇEKLİK BAHÇESİ-RAMTHA-(BEYİN)-7


Geleceğin Gladyatörlerinin Şerefîne

Geleceğin Gladyatörlerinin Şerefîne

Sevgili Tanrım,
ben bir anı daha
boşa harcamayacak
ve geçmişte oyalanmayacağım.
Ben geleceğe aidim.
Bugün ilan ediyorum:

Ben kaderin bir varlığıyım.
Ben geleceğe aidim.
Ben bu bulanık suları aşacak
ve öbür tarafa geçeceğim.

Bunu yapacağımı
büyük bir samimiyetle
ve en yüksek güvenle
ilan ediyorum.
Öyle olsun.
Hayata ve geleceğe.. .

Zaman Nehrinde Dalgalanma Etkisi
“Zihin realitenin dalgalanma etkisi dediğimiz şeydir. Siz realiteyi yaratırsınız ve sonra realite zaman nehrinde yayılmaya başlar. ” -Ramtha

Ben bir varlığı, daima, onun bedeninin çevresindeki bantIarın ne yaptığına bakarak tanırım. Gelecek uzakta değildir, o sizin bantlarınızın içindedir. Biz, geleceğin nerede olduğunu daima söyleyebiliriz. Bazı insanlar beden/zihin bilincindedirler, böylece onların gelecekleri bedenlerinin hemen çevresinde en parlak haldedir. Bazılarının en değerli nitelikleri zihinleridir, böylece zihin o bantların oluşturduğu gökkuşağında daha parlak olarak göz kamaştırmaya başlar. Zihin kendini sizi kuşatan bilinç ve enerji ile ateşlemeye başladığında, o bantlar aydınlandığında, ben sizin zihninizin nerede olduğunu anlarım.

Bu, zihninizin bedeninizin üzerine çökmek yerine, geleceğe doğru gittiği anlamına gelir. Eğer her şey, her karar bedeninizle ilgiliyse, o zaman zihin gelecekte değil, bedendedir. Bu, beden zihin bilincidir. Siz varlıkların zihinlerinin nerede bulunduğunu görebilirsiniz, çünkü zihin realitenin dalgalanma etkisi dediğimiz şeydir. Siz realiteyi yaratırsınız ve sonra o realite zaman nehrinde yayılmaya başlar. Realite dalgası, nehre atılan taşın yarattığı dışa doğru dalgalanma sizin zihninizdir. Siz, realiteden, sanki o sizin zihninizden kopukmuş, onunla bağlantı-sızmış gibi söz edemezsiniz.

Zihin ve realite girift bir biçimde aynı şeydir. Sizin insanlar, yerler, şeyler, zamanlar, olaylar -ve fikirler- ile ilgili realiteniz zihninizin bulunduğu yerdir. O, dalgalanmadır, diğer zihinlerin uyum ve birlik içinde bir araya gelmeye başlayan Özgün frekanslarını kapsamaya başlayan özgün frekanstır. Böylece zihin  Bir insan büyük şatolara, mülklere, topraklara ve  bir kabileye sahip olabilir, ama o aynı zamanda küçük bir zihne sahip olabilir. Zihin, sizin toprağınızın ne kadar büyük ya da küçük olduğuyla ilgili değildir; o bundan çok daha büyük ve engin bir şeydir.

Bir nehrin iki kıyısı arasında gidip gelen bir feribotta çalışan bir adamı ele alalım. O bu işi sever, çünkü bu güzel iş onun (önceki bir kitapta  edilen) nehri geçme kavramım anlamasını sağlar. Onun zihni geniştir ve bahçıvan etkisine sahiptir, realitenin muazzam bir biçimde çiçek açabilmesi için gerekli zihin tohumlarını eker. Bazen bir enkarnasyonda tüm bu soyut kavramları inceleyip kavramak ve o tohumları ekmek yıllar alır. Dalgalanma etkisinde tohum ekmek, tüm bu tohumların gelişip ortaya çıkması için gerekli yeri sağlar. Bazıları bir enkarnasyonda çalışmalarım asla idrak etmez, ama enkarnasyon boyunca çalışırlar, çünkü sizler ebedi varlıklarsınız. O çalışma sonraki enkarnasyonda çiçek açmaya başlar. Ölümü yenmiş olan üstatların realiteleri ilerlemeye devam eder, çünkü onların bedenleri realitelerine göre değişmiştir ve onlar o realiteyle ilgilenmek için yaşamaya devam ederler.

Bir insan bir  şeye sahip olduğu için büyük bir zihne sahip değildir ya da çok az şeye sahip olan bir insanın zihni küçük değildir. Bu yaklaşım cahilce ve adaletsizdir. Ben varlıklara baktığımda onların nerede bulunduklarını  görürüm; onların zihinleri her şeyi söyler. Onların zihinleri, hayatlarındaki tüm insanların, yerlerin, şeylerin, zamanların ve olayların temel toprak desenidir. Ben onların en parlak bilinçlerinin aktığı yerin zihnin aktif olduğu yer olduğunu görebilirim Bir varlığın orada geniş bir bilinci işlemden geçirmekte olduğunu, orada geliştiğini ve değiştiğini görebilirim. 0, kişiliğinin unsurlarıyla pek ilgilenmez. Bu kavramları bırakmıştır ve şimdi daha soyut kavramlara erişmektedir. O, somut olanı bırakmakta ve soyut olana girmektedir. Bu, soyut düşüncelerin gelişebilmesi için gerekli toprağı oluşturmaktadır. Zihin, kuantum alanının bu fikirleri fiziksel realiteye dönüştürmesine neden olan topraktır.

Bu gezegendeki ve gezegen dışındaki her varlığı birbirine bağlayan da zihindir. Sizin şu ya da bu kişiyle, şu grupla değil, bu grupla uyum ve bağlantı sağlayan aynı frekansta olduğunuzu söyleyen zihindir. Zihin aynılığı bir araya getirip birIeştirir. Bir varlık gelişirken ve soyut kavramlara adım atmaya başlarken, geleceğe de atım atar, çünkü onun zihni daha önemli  hiç o bilinç düzeyine erişmemiştir. Eğer zihin hiç o bilinç düzeyine erişmemişse, o insan çoktan o frekansa sahip olan, o fikirleri bilen insanlarla iletişim ve bağlantı kuramaz. Siz daha yeni yeni frekansınızı onlarınkine yaklaştırmaya başlamaktasınızdır. Bu bağlantıyı kuran zihnin toprağıdır ve sadece o yolda bu bağlantılar kurulur.

Öyleyse bir taşı nehre atmanın en çarpıcı veçhesinin onun yaptığı etki olduğunu görebilirsiniz. Ama biz dalgalanmanın büyüdüğünü ve büyüyüp genişlerken başka çevrelere eriştiğini  Okyanustaki herhangi bir devinim, dalgaların genişlemesine neden olur. O devinimi zihin olarak düşünün ve böylece zihin kıyıya erişebilir. Etki nehrin ortasında yapılmış, taş oraya atılmıştır, ama zihin kıyıya erişir. Bu sizde de görülebilir, çünkü o bantlarınızda yer alır. Geleceği çok uzak bir yer olarak düşünürseniz yanılırsınız. Gelecek burada, bantlarınızın çalıştığı çevrelerdedir, zihninizin sizi bir arada tutan bilinç ve enerji içinde bulunduğu yerdedir. O bantların hangi bölümü aktive edilmişse, onun durduğu yer geleceğin başladığı yerdir.

Siz yeni bilgiyi beyninizde işlemden geçirmeye ve ateşlemeye başladığınızda ve sonra onu deneyimle bir araya getirdiğinizde,  birlikte ateşlemek onları birbirine bağlar. O, zihnin toprağına ekilip büyümeye başlayan tohum olur. Ona kader denir. Siz geleceğin tohumlarım ekiyorsunuz, zihninizin bulunduğu çevrenin dışında fikirler ekiyorsunuz. Zihniniz o zaman gelişerek o toprak olur. Yeni bilgiyi deneyimle birleştirdiğinizde, birlikte ateşlediğinizde, o birleşimi güçlendirmenin ve yararlı hale getirmenin yolu zihninizi her gün -evet, her gün- gelecekte tutmaktır. Zihninizi gelecekte tuttuğunuzda, o yerden aynı gelecekte bulunan diğerlerini getirirsiniz. Onlar sizinle aynı frekanstadırlar; fikirleriniz onların fikirleriyle aynıdır.

Ben sizin yapmanızı istediğim çalışmayı yapıp yapmadığınızı anlayabilirim,  onu görebilirim. Bunu sizin yüzünüzde değil, bantlarınızda  Sizin çalışmayı nerede bıraktığınızı ya da geriye dönüp geçmişinizle tartıştığınızı görebilirim. Sizin tekâmül etmiş bir zihne sahip olduğunuzu ve ona sahip olmayanların geriye döndüklerini  Benim sizin çevrenizde titreşen o bantlarda gördüğüm şey budur. O bantlar çok esnektir; ben onların genişlediğini ve daraldığını görürüm. Onlar canlı şeylerdir. Bu, güneş ışığının bahçenizi aydınlatması ve gece uyuyan tüm çiçeklerin sabah başlarım kaldırıp ışığa yönelmeleri gibidir. 0 bantlar çok güzeldir. Onlar ışığa yönelir, ışıkta genişler; ışık kaybolduğunda ise onlar da daralır.



Gelecekle Aynı Frekanstaki Bir Zihin ve Onun Beden Üzerindeki Etkileri

“Siz kendiniz için yeni bir kimliğe adım atıyor ve onu bir bahçe gibi geliştiriyorsunuz. Siz haritayı ateşliyor ve hergün o haritayı deneyimlemek için çalışıyorsunuz ki harita ve deneyim birbirine bağlansın; bu gelişmiş idealizm şimdi gelişmiş gerçekliği üretiyor. Ona deneyimlenen gerçek denir ve deneyimlenen gerçekle siz bir kez daha olağanüstü ve güzel zihin oyununa sahip olursunuz. ”- Ramtha

Bir kavram deneyim ile birleştirmek sizin esasen o Fikrin deneyim yoluyla desteğine sahip olmanızı sağlar. Ama sizin burada mı duracağınızı, yoksa geçmişe geri mi döneceğinizi seçmeniz gerekir. Eğer geri dönerseniz, bu geleceği kaybeder, bir kez daha geçmişe yerleşirsiniz ve böylece geleceğiniz geriye doğru yuvarlanır. O ileriye doğru yuvarlanmaz. Ancak, eğer siz bu ne bakar ve “Ben bunu her gün beslemeliyim; ben söylediği şey olması gereken Tanrı’yım” derseniz, kavramı deneyim ile birleştirmeniz gittikçe daha güçlenir. Eğer onu tutabilir ve geleceğe doğru yuvarlanmasına izin verebilirseniz, diğer nöronlar (sinir-hücreleri) fikri genişleten bağlantılar kurmaya başlayacak ve zihin toprağı sonuçlar üretecektir. Biliyorsunuz, nöroplastisitede* bir hızlandırılmış çekim vardır, çünkü eğer güçlendirilmezse o kolayca kayıp başka bir yere gidebilir. Şimdi sizin zihniniz benzer düşünüşte, benzer yapıda olan bir grup insana doğru yuvarlanmıştır. Onların her biri sizinle ortak bir unsura sahiptir ve o unsur onların şu ya da bu olduklarını ya da geleceğin vizyonerleri  Olduklarını, olağanüstü üretken olduklarını, vizyona sahip olduklarını, cesur ve kuvvetli olduklarını ve bulundukları yerin kurbanı olmadıklarını kabul etmeleridir. Geleceğin kurbanları geçmişte yaşarlar,  ticaret dünyasında, nöroekonomi** geçmişin bulunulabilecek en muhafazakâr, en korunaklı yer olduğunu söyler. O güvenli bir yerdir. İnsanlar, “Ben onu biliyorum ve orada olabilirim” derler. İnsanlar, gelecek için, “O riskli. Ben oraya asla gitmem. Bu aptalca, bu tümüyle bir komplo” diyebilirler ve birçok insan onlarla aynı fikirde olur. Peki, bu kadar çok insan nasıl yanılabilir? Bu bir kabiledir.

Nöroekonomi, bazı tanımlamalarda bulunmakta, kabilenin duygusal güvensizliğine sahip olmayan gerçek vizyonerlerden söz etmektedir. Onlar 0 güvensizliği güvene dönüştürmüşlerdir. Aynı frekansta olan bir kalabalıkta, herkes sizinle her konuda aynı fikirde olmayacaktır. Gelecekte size kusursuz bir biçimde aynalık edecek kimse yoktur. Kusursuz ayna olan, gelişen zihindir.

Eğer tüm bu insanlar gelecekte sizinle aynı fikirde olurlarsa, onların hepsi aynı fikre sahiptir. Onlar sizinle aynı frekanstadırlar. Onlar sizinle birlikte çalışmaktadırlar. Ama onların başka görüşleri de vardır.

Geleceğe gittiğinizde orada bulduğunuz şey, bir çocuğun büyürken olasılıkları keşfetmesi gibidir. Siz olasılıklarla aynı frekanstasınızdır ve olaylar olmaya başlar: Nesneler belirmeye başlar, olağanüstü insanlar sizi ziyaret etmeye başlarlar. Bunu siz yaparsınız. Üzerinde anlaştığınız şey budur. Ama eğer siz başka bir şey üzerinde anlaşmak için başka birini arıyorsanız, o kişi orada olabilir, ama siz onunla sadece iki noktayı paylaşırsınız. Başka her şey onların kendi görüşleridir, ama onlar hâlâ gelecektedirler.

Geleceğe doğru ilerlerken, insanların, yerlerin, şeylerin, zamanların ve olayların zihin toprağından geldiğini ve gelecekte durduğunuzda bunun tümüyle sizin zihniniz olduğunu anlayacak olgunluğa erişmelisiniz. O tümüyle sizin zihninizdir, çünkü oradaki herkes fikirle aynı frekanstadır. Onlar onu zaten yapmakta, onu uygulamaktadırlar. O, sizin tartıştığınız herhangi bir şey olabilir. O sevinç olabilir, herkes mutludur ve siz bu tür insanları kendinize çekmeye başlarsınız, çünkü onlar gelecektedirler ve geçmişi geride bırakmışlardır. Onlar kendi kendilerinin kaynaklarıdır ve belki sizin bağlantınız budur. Her yaştan herkes iyidir, çok sağlıklıdır ve sizin bağlantınız budur. Sizin sahip olduğunuz şey odur. Onların hepsi sizin zihninizdir.

Siz geri döndüğünüzde, ruhen yıkılmış insanlar bulursunuz ve belki bağlantı odur. Gelecekte ise daha bulmuş olabilirsiniz,  sizin üzerinde çalıştığınız şey odur. Siz dehayı ancak sıradan şeylerde olağanüstü olanı görmenin sadeliği, bir şeyin ilerlemesi ve gelişmesi olarak tamamlayabilirsiniz. Şimdi siz tüm bu insanların dahiler oldukları bir bölgedesinizdir ve onlarla aynı frekanstasınızdır. Onlarla oturup gecenin geç saatlerine kadar konuşabilir, harika uçan araçlarla gezintiye çıkabilirsiniz, çünkü bu sizin  Onlar sizin zihninizdir. OnIar gelecekte olabilirler ve sizin aranızda bağlantı vardır. Siz tekâmülünüzde bu noktaya erişmiş ve çevrenizi tamamen değiştirmişsinizdir. Siz yeni bir kimliğe adım atıyor ve onu bir bahçe gibi geliştiriyorsunuz. Siz, doğarken ruhunuzun sizin vizyonunuza yüklediği haritayı ateşliyor ve her gün o haritayı deneyimlemek için çalışıyorsunuz ki harita ve deneyim birbirine bağlansın  bu gelişmiş idealizm şimdi gelişmiş gerçekliği üretiyor. Ona deneyimlenen gerçek denir ve deneyimlenen gerçekle siz bir kez daha olağanüstü ve güzel zihin oyununa sahip olursunuz.

Böylece, siz insanlara rastlamaya, bir yerlere beklenmedik biçimde gitmeye, beklenmedik şeylere sahip olmaya, beklenmedik zamanları paylaşmaya ve onları daha önce hiç anlayamayacağınız olaylarla yaşamaya başlarsınız. Siz tüm bunlarla aynı frekansta olacak, uyum içinde olacak ve dahası onları deneyimliyor olacaksınız.

Burada geliştirilen yeni benlik kendini zihin olarak geliştirmeye ve gerçeği üretmeye başlar. O, “Ben buyum. Yapmış olduğum şey budur” der. Çocuk doğduğunda, ruhun, “Senin Öğrenmemiş olduğun şey budur, tamamlaman gereken şey budur, bu haritayı örnek alırken sahip olacağın genetik yetenekler bunlardır” diyen haritası çocuğun vizyonuna çoktan yüklenmiştir; hepinize o harita yüklenmiştir. Gen havuzunuz size birkaç yetenek verecektir ve siz o yeteneklerle kutsanmış olacaksınız, böylece herkes adil bir şansa sahip olur. Bedeniniz, zorluklarla başa çıkan, duyguyu bilgeliğe dönüştüren, böylece bu yolculuğu yaparken içinizde yaratılan tanrısallığın o bölümünü tamamlamanızı sağlayan bir zihne sahip olacak şekilde tasarlanmıştır. Siz bunu yapmak için çalışır ve belki en büyük spiritüel açıklamanın şu olduğunu öğrenirsiniz: Sizin en büyük duygusal mücadeleniz en büyük çalışmanızdır, çünkü o bitmemiş iştir. O, bir realite yaratmak ve ona yaşam vermek açısından bitmemiştir, böylece siz onu bırakıp çalışmayı sürdürmekte ve yola devam etmekte özgür olamazsınız.

Herkes kusursuz bir bedene sahiptir. Siz kusursuz bir be dene sahipsiniz. Eğer ölümsüz olduğunuz kavramını benimsiyorsanız, tüm duygularınızı aşmanız gerekir, çünkü onlar sizin içinizde  Siz onları sahiplenmelisiniz. DNA’nız buna karşılık verecektir ve böylece siz kendiniz için tekâmül etmiş bir beden yaratıyor olacaksınız. O zaman bedeniniz değişmeye başIayacaktır. Onun titreşim frekansı sizin karar verdiğiniz şeyin liderliğine karşı olamaz. Bu okulda öğretilen Liste, Mahalle Yürüyüşü gibi disiplinler, eğer mevcudiyet ve güvenle uygulanırsu, zihni genişletir. Onlar ayrıca bedeni tekâmûl yönünde değiştirir. Eğer zihin değişime, beden de değişir. Bir ardışıklık vardır: Beden değişir, çünkü zihin realiteyi tezahür ettirmektedir ve beden yeni fırsatların sevincini deneyimlemeye muktedirdir. Siz tekâmül ettiğiniz sürece bedeniniz ölmez.

Geleceğe ve Bilinmeyene Erişecek Yeni Nöronları Nasıl Oluşturursunuz?

“Tanrı’nın zihni sizin beyninize çoktan yüklenmiştir, ancak beyniniz onlarla işlev yaptığı bilinç düzeylerine bağlıdır. Beyin, gökyüzünde parlayan tüm yıldızlar, Boşluk ‘ta asılı duran tüm galaksiler, tüm evrenler kadar karmaşıktır. O,tüm bu bilgiye sahiptir. Beyin oluşturulmuş en büyük süper bilgisayardır, çünkü o Tanrı tarafından oluşturulmuştur. ” – Ramtha

Sizin yolculuğunuz, birçok spiritüel kavramı öğrenmek ve uygarlığın en iyi biliminin, çok kolayca unutulabilecek ya da yanlışlıkla dinin -iyi ve kötü, doğru ve yanlış ve ceza- kavramIarına sokulabilecek bu kavramları desteklemesini sağlamaktı. Siz yeni fikirlerde Öz’ü, kendinizi içsel olarak değiştirme radikal fikrini bulabilirsiniz ve şimdi esasen bunu yapan bir bilime sahipsiniz. O daima oradaydı, ama sizin benden daha çok güvenebileceğiniz birilerinin (bilimcilerin) size düşündüğünüz şeyi yarattığınızı söylemelerine ihtiyacınız vardı ki bu gerçek şimdi bilimde ortaya çıkmaktadır.

Şimdi siz bu gerçeğe güvenebilirsiniz. O artık nedensiz bir gerçek değildir. O artık sizin bana karşı beslediğiniz duygular doğrultusunda kabul veya ret edebileceğiniz bir gerçek değildir. Siz, bilimin sizin alkolizmi ve depresyonu iyileştirme kapasitesine sahip olduğunuzu söylediği bir düzeye eriştiniz. Siz kendinizi iyileştirme, gençleşme, yıkıcı hasarları onarma yeteneğine sahipsiniz. Siz sadece yürüyerek yeni bir düşünceyle yepyeni nöronlar yaratma yeteneğine sahipsiniz. Sizin koşmanız gerekmez, yapmanız gereken tek şey yürümektir.

Nörojenez (nöronların yaratılması ve geliştirilmesi, odaklanmış bir düşünceyle yürürken meydana gelir. Siz yürürken bir düşünür, böylece düşünceyi ve eylemi beyninizde birlikte ateşlersiniz. Şimdi siz yeni kavramlar elde etmektesinizdir. Beyni genç tutan budur. Siz yeni nöral faaliyet üretme kapasitesine sahip olduğunuzu bilimsel olarak da biliyorsunuz.

Siz -bilimin henüz doğrulamadığı, ama gelecekte doğrulayacağı- sonraki adımı üretebilir, Tanrı’nın zihninin sizin beyninize çoktan yüklenmiş olduğunu kabul edebilir misiniz? Siz sevinçli olmaktan başka bir tarihe sahip olmayan nöronlara zaten sahipsiniz. 0 tarih, onların bu bilgiye sahip olmak için yaratıldıkları anlamına gelir. Bu nöronlar, bir araya gelip o bilgiyi yükleyecek sözleri söyleme kapasitesinden başka bir tarihe sahip değildirler.

Ben sizin psişik olan bir orta-beyne sahip olduğunuzu kanıtlamıştım. Bu salonda yaptığınız uzaktan-görme çalışmalarını hatırlayın. Ben sizin uzaktan-görme ile geleceği bilme yeteneğine sahip olduğunuzu kanıtlamıştım. Şimdi siz doğuştan bu yeteneğe sahip olduğunuza güveniyorsunuz; o daima sizin içinizdeydi. Eğer geleceği görme yeteneğine sahipseniz, bilgiyi de önceden bilme yeteneğine sahipsinizdir. O bilgi nereden gelmiştir? Eğer o henüz yayınlanmamışsa -kimse onu televizyondan yayınlamamışsa, o hiçbir yerde görülmemişse, ama siz onu ortaya çıkmadan önce görmüşseniz- o bilgi nereden gelmiştir? O sizin orta-beyninizden gelmiştir. Tanrı’nın zihninin sizin beyninize çoktan yüklenmiş olduğunun kanıtı budur; ancak beyniniz onlarla işlev yaptığı bilinç düzeylerine bağlıdır. Beyin, gökyüzünde parlayan tüm yıldızlar, Boşluk’ta asılı duran tüm galaksiler, tüm evrenler kadar karmaşıktır. 0 tüm bu bilgiye sahiptir. Beyin, oluşturulmuş en büyük süper-bilgisayaıdır, çünkü o Tanrı tarafından oluşturulmuştur. Tanrı’nın zihni çoktan sizin beyninize yüklenmiştir.

Siz nörojenez ile nasıl yeni nöronları aktive edebilirsiniz? nöronlar nereden kaynaklanmaktadır? Beyinde bir bilgi düğmecisine basılmasından. .. O düğmeye bir yürüyüşte şöyle tekrarIanarak basılır: “Ben daima mutluydum. Ben daima iyiydim.” zihninizde, “daima” sözcüğüne karşılık verecek nörolojik faaliyeti, sizin daima sağlıklı olmanız için programlanmış nöronIarı nerede bulursunuz? O nöronların yegâne tarihi odur, yani sağlıklı ve mutlu olmaktır. Eğer onları sevinçle birleştirirseniz, deha ile birleştirirseniz, yeni kimliğinizi oluştururken başka ne istiyorsanız onunla birleştirirseniz, onların hepsi birlikte  ateşlenmeye başlar. Onlar sizin beyninizde bir kolektif, nöral bir grup haline gelir. Bu kolektif, geleceğe ait olan ve buradaki mutluluğa ilişkin olan tüm bilgiye çoktan sahiptir ve o sevinç ve deha ile ilgilidir. Sizin tarihiniz budur. Siz diğer kolektiflerin tarihine değil, kendi tarihinize sahipsiniz.

Şimdi hepiniz ele ele tutuşun. Sizin bir nöron olduğunuzu imgeleyin. Burada bir grupta bir sevinç tarihi, diğer grupta ise bir deha tarihi vardır. Onların hepsi birlikte ateşlenmektedir. Siz onlardan bir an için farklı bir şey yapmalarını isteyeceksiniz. Dehanın bir an için sevinci bırakıp, sağlık olan diğer grupla el ele tutuşmasını isteyeceksiniz. Deha ve sağlık kolektifini el ele tutuşturacaksınız. Sevince de gel diyeceksiniz. Şimdi siz gerçekten mutlusunuz ve kendinizi iyi hissediyorsunuz.

“Ben daima çok zengindim” diyen grup ise zengin gruptur. Sizin tarihiniz de sadece zenginliktir.

Böylece biz sizi (nöron gruplarını) birbirine bağladık. Sizin yapmış olduğunuz şey sevinç dolu olduğunuzu beyan etmektir. Siz, geleceği, gelecekteki dehayı beyninize yüklediniz ve bundan dolayı mutlusunuz.

Sonra siz, “Ben daima çok sağlıklıydım” dediniz. Sağlık tarihi bu tabloya girdi, üstüne bir de zenginliğe sahip oldunuz. Bu bir çözülmez düğüm gibi görünür. Siz onların sağlam kalmasını istersiniz, böylece tüm gün boyunca bu sözleri tekrarlarsınız. Sizin görüşlerinizden sevinçle yararlanmanız gerekir.

“Ben bilmiyorum, ben aptalım, ben güvensizim, ben acizim” gibi görüşlerinizi artık kullanmamanız gerekir. Bir daha oraya asla gitmemelisiniz. Siz sadece, “Ben daima bir dahiydim ve geleceği beynime yükleyebilirim” görüşünü kullanmalısınız. Sizin pozisyonunuz budur. Bu çok nettir. Ve nöronlar beyninizde, “Ben daima sağlıklıydım” görüşünü ateşlemektedir.

Siz bu yolculuğu kendinizi iyi hissetmeyerek ve çok fazla enerjiye sahip olmayarak başlatabilirdiniz. Eğer kendinizi nasıl hissetmek istediğinizi söylemek istiyorsanız, O ters olurdu. Siz sadece, “Ben buyum” dersiniz ve o bunu sürdürür. Kendinizi iyi hissetmeseniz bile, o hissi aşmanız ve “Ben daima çok sağlıklıydım” demeniz gerekir. O zaman, sağlıklı olma tarihine sahip olan nöronlar beyinde ateşlenir  ve siz içinizde küçük bir parıltı hissedersiniz. O nöronların kendi tarihini ateşlemesi hemen bir adrenalin salgılanmasına neden olur.



Birden, bu insanlar biraz daha iyi yürümeye başlarlar, o durumda elbette onların DNA’ları bu şifreyi üretmektedir. Bu nöron grubu, DNA’ya, gerekli proteinleri ve hücrenin enerji düzeyini hangi şifrenin oluşturacağını söyler. Eğer enerji hücreden geliyorsa, eğer bu nöron grubu geleceğinde istediği şeyi yapacak olan bir grupsa, hücredeki enerji düzeyi yüzde yüz artacaktır.

Bu yeni harita, yeni benliktir ve siz o nöronların tarihine sahipsinizdir. Onların tarihi o zaman kendi grubu içinde çalışır. Böylece siz insanları, yerleri, şeyleri, zamanları ve olayları deneyimlemeye başladığınızda, kendinizi daha iyi hissetmeye başlarsınız ve diğer fırsatlar yolunuza çıkar. Kolektif fırsatlar grubunda, tüm bu fırsatlar bir tarihe, yeni bir frekans birliğine sahiptir. Sizin zenginliğinize bir köprü kurmanız gerektiğinde, o bu konuda yapmak istediğiniz şeyin daha derin bir düzeyini gerektirecektir. Onlar yeni aktive edilmiş nöronlardır ve siz sevincinizden söz etmektesinizdir. Bunlar, tablonuza giren ve daha derin olan -zihnin dalgalanmasına neden olmuş realite imgelerini oluşturmaya yardımcı olmak için kenarda bekleyen- diğer nöronların tarihini aktive eden yeni fırsatlardır. Yararlı olmak için gelmiş olan fırsatlar, araştırma ve bilim vardır.

Zenginlik, gelecek, sevinç fırsatları vardır. Şimdi tablo bireysel çekirdek tarafından ateşlendiğinden, realite meydana gelmeye başlayacak, deneyimler deneyimlenmeye başlayacak ve kendileri ile birlikte yeni insanlardan, yerlerden, şeylerden zamanlardan ve olaylardan oluşan pek çok realite getirecektir. Bu, ilk çekirdeğe gelen yeni tarih fırsatıdır. O bir olgunlaşmadır, sizin kimliğinizin olgunlaşmasıdır. 0 gelmeye başlar, bilginiz artmaya başlar, faaliyetiniz artmaya başlar ve zihin ile realite de buna göre davranır.

Bu kolektif grupta uzaylı kültürler ve gelecekten gelen insanlar vardır. Çevreye gelenler, gelecekten gelen insanlardır, çünkü siz şimdi geleceğe adım atıyorsunuz, birliksel belleği ateşliyorsunuz -deneyimler, yeni nöronlar, yeni realiteler geliyor ve zihin genişliyor. Şimdi siz geleceğe giriyorsunuz. Ama gelecek nedir? Siz zor bir zamanı aştınız. Öbür tarafa geçtiniz. Frekansınızı oraya yerleştirdiniz. Çalışmayı başlattınız, böylece burada uzaylı kültürler ve uzaylı teknolojisi ile iletişim kurmak için gerekli nöronlar vardır. Siz onlarla aynı titreşimdesiniz ve o düzeye eriştiniz. Bu düzeye onun tarihini eklediniz ve işte onlar buradalar. Dahası, siz göremeyeceğiniz insanların zamanlarının geleceğinde bulunuyorsunuz. O bölgeye adım attınız ve siz uzaylı teknolojisiyle karşılaştığınızda, bir zaman değişikliği yaparsınız. Siz geliştikçe, bu zaman tablosundan başka bir zaman tablosuna ve sonra başka bir zaman tablosuna geçersiniz, çünkü bu zamanı bırakmışsınızdır.

Siz 2009, 2010 ve 2012’de meydana gelmeye başlayacak zaman değişiklikleri yapmaya başladığınızda -ki o noktadan itibaren zaman değiştirme üzerinde çalışmaya başlamanızı tavsiye ederim- aslında bir paralel evrenden ayrılmış ve başka bir paralel evrene giriyor olacaksınız. Sizin bir parçası olduğunuz Büyük Çalışmanın öğrencileri eğitime böyle başlarlar. Onlar değişme, kabileden ayrılma, babalarının evinden ayrılma cesaretini göstererek ve algının yerine yaratımı geçirmeyi içeren zor yolculuğa girişerek bu eğitime başlarlar. Bu, çekirdek grupta başladı. Eklenen her deneyim öğrenciyi gittikçe daha çok tekamül ettiren bir tekâmüldü. Ve tüm bunların çoktan sizin zihninizde bulunduğuna dikkat edin. DEVAMI…..

Facebook Yorumlar


Beğendin mi? Arkadaşlarınla paylaş!

What's Your Reaction?

İYİ İYİ
1
İYİ
Kötü Kötü
0
Kötü
Harika Harika
2
Harika
Bana aşağıdan bakarsan Tanrıyı, yukarıdan bakarsan delinin tekini, karşımdan bakarsan kendini görürsün.

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazı Türü Seç
Soru cevap
Konuya dair bir şey ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular dizisi
Yazı
Biçimlendirilmiş Yazı