GELECEĞİN ZİHİN GLADYATÖRLERİ-RAMTHA-(BEYİN)-2


Doğa Rüyası: Doğal Büyünün En Yüksek Formu
“Kişisel trajedisini  aşan insan, bunu körlüğünün, sınırlılığının ve kendi yarattığı esaretinin trajedisini aşarak ve doğa rüyasına uyanarak yapacaktır. ” – Ramtha

Sizin kabulünüz içinde ne yapmış olduğunuzu düşünelim. Ağaç öğretisini hatırlayın. Bir ağaç kışm ne yapar? 0 ilkbaharın rüyasını  Tırtıl ipeksi yatağını yapıp yattığında ne yapar? Kelebeğin rüyasını görür. Ağaç kışın -dalları karla kaplıyken ve aralarından keskin kuzey rüzgârı eserken- uyurken, uzun bir düşüncenin rüyasını görür. O, ilkbaharın, yeni ve güzel bir giysinin ve büyüyüp sabah ışığım yakalayan hassas parmakların rüyasını görür. Doğada, ağacın uykusunda rüyasını gördüğü şey, ilkbaharda, o uyandığında tezahür eder.

Eğer onu görecek gözlere sahipseniz, tüm doğanın bu gerçekle titreştiğini görebilirsiniz. Kışın bir ağacın yanından geçerken onu selamlayın ve onun rüyasını  O uyumakta ve kesinlikle tekrar geleceğini bildiği bir hayatın rüyasını görmektedir. Tüm doğa harika tekâmülü içinde bu olağanüstü yeteneğe sahiptir. Bu, değişip dönüşme ve yenilenme gücüdür.

Kıştaki ağaca ve ilkbahardaki ağaca kim inanmaz? Tırtıla ve kelebeğe kim inanmaz? Baharda kendini yeniden doğurmak üzere nehrin kaynağına ulaşmak için mücadele eden büyük balığa kim inanmaz? Bizim bu okulda yapmış olduğumuz şeyin doğal büyünün en yüksek biçimi olduğunu biliyormusunuz? Sizin gelecek yılınızın rüyasını görmüş olan öğrenciler  0lduğunuzu biliyor musunuz? Bunu yaparak, doğal yasanın prensibine karşı çıkmayıp kendinizi ona bırakarak, siz doğayla birleştiniz. Böylece doğanın prensibi haline geldiniz.

Bunu muhakeme edelim. Kişisel trajedisini aşan insan, bu nu körlüğünün, sınırlılığının ve kendi yarattığı esaretinin trajedisini aşarak ve doğa rüyasına uyanarak yapacaktır. Bizim bu okulda yapmış olduğumuz şey, sadece hayal edilmiş bir şey değildir. Burada size gönüllü olanın erdemi öğretildi. Gönüllü olmak yardımsever olmaktır ve yardımsever olmak sizin bir öğrenci olarak doğal bir bilime katılmak için zihninizi, imgeleme gücünüzü ve zamanınızı gönüllü olarak adamanız anlamına gelir. Tüm ağaçlar ve tüm bitkileri, kuşları ve kelebekleri ile ilkbahar bunun gibi bir anın meyvesi olmuştur. Siz sadece gelecek yılı imgelemediniz, siz doğal rüya-görme sanatım uygulayarak onu var ettiniz. Yapmış olduğunuz şey budur. Siz doğal bir yasanın bir parçası oldunuz.

Bu çalışmaya teslimiyetle katılıp, henüz yaşanmamış olan yılı -geriye dönüp bakar gibi- hatırlayan ve tamamen o olanlarınız, böylece ölümsüzlük denen güçlü bir bilince, kışın rüyalarının ilkbahar olarak tezahür edişine katılıyorsunuz. Bu eğitimin dışında, aptalca kibriniz içinde, siz Bilinmeyen Tanrı’nın derin bilgeliği içinde arka bahçenizde bile bereketli olduğunu asla bilmediniz. Bedeninin ihtiyaçlarını karşılamaya esir ve mahkûm olanlarınız asla durup bir ağacın büyüsünü ve onun ilkbaharda yeni giysisini nasıl gözler önüne serdiğini düşünmediniz. Siz asla durup, ağacın kaynağını, onun gelişme ve devam etme  nereden kaynaklandığını düşünmediniz.

Sizi uyandırmak için size öğretmenlik yapacakların size ne Öğreteceklerini düşünüyorsunuz? Onlar size doğanın doğal prensiplerinin dışında hiçbir şey öğretmeyeceklerdir,  o hayattır. Onlar size aptalca şeyler öğretmeyeceklerdir, sırf hatırlamanız ve tekrarlamanız için kimi sözler öğretmeyeceklerdir. Üstatların geleceği -adeta büyüyle- nasıl etkilediklerini, kendi istediğiniz geleceği yaratmayı nasıl öğreneceğinizi düşünüyorsunuz? Büyü nasıl yapılır? Harika bir gelecek yaratmak için hangi büyü formunu uygulamalısınız? Nasıl olur da bir varlık gelecek yıla sanki geçmiş yıla bakar gibi bakabilir ve en küçük ayrıntıları çok doğru olarak hatırlayabilir? Çünkü o rüyayı görmüştür ve bilinci asıl nedenle uyum içindedir. Siz ise doğanın daimi büyüsünün hiç farkında olmadan, onu hiç uygulamadan yaşıyorsunuz.

Bundan böyle belki zamanı farklı bir biçimde göreceksiniz. Siz daha önce yıllarınızı hiç yaratmadınız. Sarhoş bir uyuklama içinde sizler -imaja tapanlar- yeni yıl kutlamalarında yediniz, içtiniz, dans ettiniz, yalanlar söylediniz, sonra çığlıklar attınız. Hepsi 0 kadar. Yeni yılı nasıl oluşturduğunuza bir bakın. Eğer bir insan zamanı kutlayacaksa, onu bir aptal olarak değil, bir büyücü olarak kutlamalıdır. Eğer siz zamanı, yeni yılı kutlayacaksanız, bunu zamanı nasıl kutlarsanız, onun o yıl boyunca sizi o kavrama bağlayan zincirler haline geldiğini iyi bilerek yapmalısınız.

Şimdi ileri atlayın ve henüz olmamış olanı hatırlayın. Aşırı davranmaya cüret edin. Gökyüzüne bakın. Aynı anda tüm yıldızları görebilir misiniz? Geçmiş geleceğe benzer mi? Geçmiş ve gelecek Şimdi denen bir birim olarak mı var olur? Siz Şimdi’nin sadece bir kısmı üzerinde lineer bir biçimde odaklanıyormusunuz ve onun üzerinde odaklandığınızda, o, lineer zamanda tezahür eden tek kısım mıdır? Evet, zaman ve uzay sadece cahil bir görüş noktasından önceden-belirleme ile doludur.

Önünüzdeki yılın sonuna gidip onu geriye doğru hatırlamak bir bilinç sanatıdır. O, mantıklı zihnin sanatı değil, bir bilinç sanatıdır, o sizin vasıtanızla düşünce formları ile konuşan içinizdeki Tanrı’nın ateşidir. O sizin içinizden doğru gelir ve “Sana göstermeme izin ver. Bana izin ver, çünkü ben daima varım” der.

Ağaç kışın rüya görürken, 0 kış rüyasını değil, ilkbahar rüyasını görür. Tırtıl rüya görürken, o bir tırtıl rüyasını değil, kelebek rüyasını görür.

Daha önce, siz zamanı mevcut varoluşunuz ile ilişkilendirdiniz. Peki, mevcut varoluşunuz nedir? Eğer siz kendinizi kötü hissediyorsanız, sadece mevcut halinizin daha çoğuna zaman vermektesinizdir. Onun yerine, zamanı alın ve onu -zihninizin artık içsel vizyona ve odaklanma ateşine sahip olmanız için gerekli vizyonları oluşturamayacağı- en aşırı sınırlarına doğru itin. Eğer bilincinizi böyle olağanüstü derecelerde zorlarsanız, o durumda zaman aynı vizyonu -yorgunluk, sınırlılık hastalık vizyonunu- gerçekleştirmek yerine, yeni ve sınırsız vizyonu gerçekleştirir. O varoluş ayrılığı yaşlanma ve uyuşukluktur; duyumsal, fiziksel ve sıradan varoluştur. Siz zamanı düşündüğünüzde, onu sadece mevcut bağlamda ve -hayal etme sanatı yerine- en sınırlayıcı biçimde düşünürsünüz.

Şunun üzerinde düşünün: Eğer bir tırtıl güzel desenli kanatlar oluşturup uçabiliyorsa, bir insan en aydınlatıcı bedeninde Öz’ü (Spirit) hayal edebilir ve uçup gidebilir.

Zamanın Dışına Çıkmak ve Ölümsüz Olmak

“Eğer sizin bilinciniz henüz yaşanmamış olan bir şeyin rüyasını, o çoktan yaşanmış gibi görecek ve ayrıntılı olarak hatırlayacak kadar güçlüyse, o zaman siz zamanın dışına çıkıyor ve ölümsüz oluyor olursunuz. ” – Ramtha

Bu öğreti güçlüydü, çünkü ben size imkânsız ve mantıksız olan uygulamayı öğrettim. Sizden aşırı olmanızı, zihninizi, tahmin edilebilir olandan, tahmin edilemez olana yöneltmenizi istedim. Böyle yaparak, siz bir rüya yarattınız. Bir kış gecesinde ilkbahar ve yaz rüyası gördünüz. Size öğrettiğim şeyin hayatın ve onun ölümsüz tekâmülünün sırrı olduğunu biliyormusunuz?

Bu, imgeleme değildir; bu, benliği önceden tahmin etmektir. Bu, benliği önceden bilmektir, benliği ayrıntılandırmaktır. Bu, olağan bir zihni alıp olağandışı kılmaktır. Siz gelecek yılın rüyasını gördünüz, çünkü o (lineer zamanın dışında) çoktan yaşanmıştır. Bir ağacın dalları yeşil yapraklar açıp tomurcuklandığında, bu sadece, ağacın derin uykusunda gördüğü rüyanın,yarattığı şeyin tezahür edişidir.

Büyü dallarda değil, onları yaratmış olandadır, yaşam kuvvetinin nabız atışındadır. Rüyayı görmek, onu önceden tahmin etmek, onu Tanrı’nın rahmine yerleştirmektir ve o ortaya çıkacaktır. Ben bunu tutkuyla söylüyorum, çünkü benim söylediğim sözler size kafanızdaki saçlardan daha yakındır. Bu bilim hayati bir öneme sahiptir ve o sizi uyandıran iksirdir. Eğer onu nasıl kullanacağınızı bilir, rüyayı görür ve ifade ederseniz, o zaman siz zamana artık o -yumurtlanmış bir yumurta gibi değişmez bir şeymiş gibi davranmayan bir üstadın büyüsünü uygulamış olursunuz.

Sizin kaderiniz bu gece meydana geldi. Kaderiniz, siz bedeninizdeki duyusal eylemleri durdurduğunuz ve zihninizin bir prensibe odaklanmasını sağladığınız her an meydana gelir. Zihniniz gökyüzünün hangi bölümüne odaklanırsa, sizin yolculuğunuz o olacaktır. Siz fiziksel bedenden daha fazlasısınız. İçinizde, tüm bunları aşan bir varlık vardır ve onun düşünceli rüyasını görmek dehanın rüyasını görmektir. Bu varlığın ve onun kavranılamaz bilincinin rüyasını  görmek, dehanın rüyasını görmektir ve bu değişim yaratır. Değişmekten korkmayın. Pullarınızı kaybetmekten korkmayın. Teslim olun, onu rüyasını görerek yaratın ve o tıpkı ilkbaharın geldiği gibi gelecektir.

Bu en saf, en masum formundaki doğal büyüdür. Yaptığınız şeyin aptalca olduğunu düşünmeyin, ona kahkahalarla gülmeyin. Yaptığınız şeyin gücüne tevazu ile saygı gösterin ve onu nasıl yapacağınızı bildiğiniz için teşekkür edin. Ve bir ağaca baktığınızda, onun da aynı şeyi yaptığım bilin. Bir dahaki sefere bir tırtıl gördüğünüzde, ona iyi bakın; çok geçmeden 0 değişecektir ve bir kelebek olarak uçup gittiğinde siz ona gıpta ederek ağlayabilirsiniz.

Bilinç ve enerji tüm realitenin doğasım yaratır. Bu en geniş kapsamlı bildirimin rahminde zaman ve uzay da yer alır. Zaman ve uzay, bilinci ve enerjiyi kapsamaz, bunun tam tersi geçerlidir. Eğer sizin bilinciniz henüz yaşanmamış olan bir şeyin rüyasını, o çoktan yaşanmış gibi görecek ve ayrıntılı olarak hatırlayacak kadar güçlüyse, o zaman siz zamanın dışına çıkıyor ve ölümsüz oluyor olursunuz. Hatırlayın, eğer bu bilinç  en derin odaklanışınızda anlarsanız, ona bir gönüllü olarak koşmalısınız. Bu aşırı rüyaya gönüllü olarak odaklanmalısınız. Olağan ve sıradan olan üzerinde odaklanmak, zamanı boş yere harcar, çünkü o sadece kendini tekrarlar ve siz sadece düşünmüş olduğunuz şeyi tekrarlarsınız.

Siz yüce bir düşünceye, yüksek düzeylere ait bir düşünceye, zihinsel yapıya meydan okuyan bir düşünceye sahip olduğunuzda, canlanmaya başlarsınız. Siz doğal büyü olduğunuz sürece, doğa ile bir ve aynı olduğunuz ve onun prensibine bağlı kaldığınız sürece, hayatınızın sona ermesi asla gerekmez. Yaşam ve ölüm prensibi gerçekten katı bir prensiptir; o en güçlü olanın yaşamını sürdürmesi prensibidir. Ancak bu katı yasayla birlikte, sizin aranızda neyin ebedi olduğunu anlamaktan kaynaklanan bir kurtuluş ve özgürlük gelir: Ağaç ve kaya, gökyüzü ve nehir. Nehrin suyu buharlaşır, siz “Biz susuz kaldık” diye ağlasanız da, 0 form değiştirmiş ve tepedeki bulut olmuştur. Eğer siz o bulutun saf bir su olarak tepenize yağdığı rüyasını görürseniz, gök gürüldeyecek ve o yağmur olarak yağarak tekrar nehrin suyunu oluşturacaktır. Bu doğal yasadır. Doğada ebedi olan nedir? Et-yiyen hayvanların nesli tükenir. Yüksek bir zekâ formu olarak gelenler zamanda hızla gelip giderler. Ama çağların kayaları, yaşam veren ağaçlar ve nehirler, gökyüzü ve onun sonsuzluğa ebedidir.



Eğer siz bunu nasıl yapacağınızı biliyor ve yapmış olduğunuz şeye saygı gösteriyorsanız, ebedi yaşamın sırrını bulmuşsunuzdur, çünkü kelebeğin sadece rüya görmeye devam etmesi gerekir. Ağaç, bugünden iki bin yıl sonraki ilkbaharın rüyasını görebilir. 0, iki bin yıl sonraki ilkbaharın  rüyasını gördüğünde, tekrar yaşayacaktır ve o ilkbahar kesinlikle gelecektir. Eğer siz kaderinizin yöneticisiyseniz, o zaman sizin kaderiniz sadece ona hükmetmenizi sağlayacak bilginiz ve yeteneğiniz kadar  Kaderinize hükmetme yeteneğiniz ize sadece bilgelik verebilir. Ona hükmetme yeteneğiniz ve arzunuz o bilgeliğe yeterlik kazandırır.

Bazıları imgelemenin bir sırrı olduğunu söylerler. Onlar, yapmak istediğiniz şeyin zaten yapılmış olduğunu imgelemenizi ve bir sihir gibi, onun hemen ve kolayca gerçekleşeceğini söylerler. Ama o sadece sizin imgeleme yeteneğinize eşittir. Onda derin bir gerçek vardır. İmgeleme, altın yaldızlı bir kafeste yaşayan güzel bir güvercin gibidir. İmgeleme özgürlüğü gerektirir, ifadeyi gerektirir. Güvercinin kanatları onun uçması için yaratılmıştır, ama mantığın altın yaldızlı kafesi onu kilitli tutar. Böylece insan imgeler, ama onun mantığı, “Senin uçmam yasaklıyorum. Bu sadece benim hayal gücüm” der. Bu gece bu imgeleme değildir. Bu güçlü bir rüya görmedir ve bu rüya tezahür eder. Öyle olsun.

Siz önünüzdeki yılın en önemli bölümünün rüyasını gördünüz. Rüyanızda o rüyanın süptil doğasına yer vermediniz, çünkü onu tanımadınız. Rüyanın süptil doğasını hatırlamadınız. Siz sadece önünüzdeki yılın en önemli bölümlerini, hatırlamak istediğiniz şeyi hatırladınız. Siz nasıl hatırladığınızı hatırlamazsınız, o belleği oluşturmak için hiç yoktan ortaya çıkan deneyimleri ve olayları hatırlamazsınız. Siz sadece önemli bölümleri hatırlamışsınızdır. Bir anne yeni doğmuş çocuğunu hatırlar, ama o çocuğun oraya nasıl geldiğini hatırlamaz.

Bu şeyler, bazıları önceden tahmin edilebilir olan, çoğu tahmin edilemez olan gizemli rüzgârlarla, gizemli kuvvetlerle gelir. Ama onların getirdiği şeyi siz daima hatırlayacaksınız. Yılınız bir gelişler ve gidişler, yabancılar ve gizemli şeyler, açıklanmamış yeni bilgiler, derinden hissedilen ve bazıları acı bazıları mutluluk verici olan olaylar ile dolu olacaktır. Siz hayatınıza giren ve çıkan varlıkları hatırlayacak, ama onların oraya nasıl geldiklerini (bu, rüya görme yoluyla geldiklerini) hatırlamayacaksınız.

Pentagramın Altında Mühürlenmiş Büyük Çalışma

“Eğer bilinçaltı zihinde var olan ve ruhlar âlemi üzerinde güce ve otoriteye sahip olan tek bir sembol varsa, o bu semboldür. 0 bilgi ve değişim-dönüşüm anlamına gelir; insan ifadesinin, insan formunun en yüksek noktası anlamına gelir ve o koruyucu bir kalkandır. ”

– Ramtha

Şimdi bu çalışmayı mühürleyeceğiz. Gelecek yılla ilgili görmüş ve yazmış olduğunuz her şeye bir mühür yerleştireceğiz. Bu mühür bir semboldür ve o hem vurgulayan, hem de koruyan bir semboldür. Bu sembol pentagramdır (beş köşeli yıldız). Onun Lusifer’in bir işareti olmadığını bilmenizi istiyorum ve bunu düşünecek kadar batıl inançlı olanlarınız o sembolü çizmemelisiniz. Bu güçlü, uyandırıcı bir semboldür ve biz bu sembolü bu okulda sadece belirli şeylere yerleştiririz. Gelmekte olan yıl pentagramın yılı olacaktır, çünkü çalışma onun sembolü altında yapılacaktır. 0, çok aydınlatıcı ve çok yayılıp genişleyicidir.

Rüyalarınızı, yani gelecek yılın anılarını kaydettiğiniz kâğıtları çıkarın ve o kaydı bu sembolün gölgesi altında yapmışsınız gibi, her sayfanın üzerine ince çizgili bir pentagram çizin. Her sayfanın üzerine, o bir gölgeymiş gibi ince bir pentagram çizin ve bunu çok yavaş yavaş ve saygıyla yapın. Pentagram, insanın bir sembolüdür. Eğer ona bakarsanız, bir başı, iki kolu ve iki bacağı olan bir yıldız göreceksiniz. Toplumlarınızda büyük saygı ve hayranlık duyulan bireylere yıldız denir ve onların amblemi pentagramdır. Onlar bu sembolün anlamının farkında değildirler, ama o yıldızlığın peşine düşmek ve en sonunda yıldızlıklarını ilan etmek onlar için her şeye değer. Yıldız olarak adlandırılmak, pentagram olarak adlandırılmaktır. Bu sembol, en bilgili halindeki insanın sembolüdür. Bu, yıldızın parladığı anlamına gelir ve eğer yıldız parlarsa, bu onun içinde bilgiyle yanan bir ateşin bulunduğu anlamına gelir. Bu sembol o kadar güçlüdür ki görünür-ışık tayfını (üçüncü katı) aşar.

Bu sembolün bilinçaltı zihin üzerindeki gücü yüzünden, dinî otoriteler tek Tanrı’nın ve tek dinin doğuşundan beri bu sembolün anlamını anlayan tüm varlıkları yok etmek için çok uğraşmışlardır. Onun anlamı o kadar güçlüdür ki o kilisenin otoritesini geçersiz kılar; dogmanın ve batıl inancın otoritesini geçersiz kılar. Herhangi bir şeyi yok etmenin en büyük yolu, onu gizem ve korkuyla örtmek ve ona bakanların şeytan tarafından yok edileceklerini, onu takımların bu dünyanın efendisine tapıyor olacaklarını ilan etmektir.

Elbette bu itham her yere yayılır ve böylece cahil insan cahil olarak kalır, gerçek kökenini asla anlamadan doğar, yaşar ve ölür. Eğer bilinçaltı zihinde var olan ve ruhlar âlemi üzerinde güce ve otoriteye sahip olan tek bir sembol varsa, o bu semboldür. 0, bilgi ve değişim-dönüşüm anlamına gelir; insan ifadesinin, insan formunun en yüksek noktası anlamına gelir

ve o koruyucu bir kalkandır.

Böylece şimdi siz gelecek yılı beş-köşeli bir yıldızla mühürlemiş oldunuz. Bu, bilinçaltı zihnin yaratmış olduğu şeyi onaylaması ve ona oluşma hakkı vermesi anlamına gelir. Pentagram, onun imajı aşması anlamına gelir. Böylece, kaydettiğiniz şeyi bozulmaktan ve aşınmaktan korumuş olursunuz. Yazdığınız şeyi kutsal kılmış olursunuz.

Belki bir gün hepiniz uyanacak ve düşündüğünüz ve sözlerle ifade ettiğiniz en zayıf şeylerin bile tezahür ettiğini idrak edeceksiniz. Belki, yenilenme ve yeniden yaratma işine koyulduğunuzda, onun sizin tarafınızdan derin ve ciddi bir düşünceyi hak ettiğini göreceksiniz. Şimdi biz sizin rüyanızı bu kalkan ve bu koruma ile mühürlediğimizden, bu çalışma sona ermiştir. DEVAMI…

Facebook Yorumlar


Beğendin mi? Arkadaşlarınla paylaş!

What's Your Reaction?

İYİ İYİ
0
İYİ
Kötü Kötü
0
Kötü
Harika Harika
0
Harika
Bana aşağıdan bakarsan Tanrıyı, yukarıdan bakarsan delinin tekini, karşımdan bakarsan kendini görürsün.

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazı Türü Seç
Soru cevap
Konuya dair bir şey ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular dizisi
Yazı
Biçimlendirilmiş Yazı