Dünyadışı yaşam konularında Dalga geçenlere genel bir yanıt-Erhan Kolbaşı


“NEDEN GELMİYORLAR!..BEKLEMEKTEN BIKTIK!”

Dünyadışı yaşam konularında araştırma yapmak, yazmak, çizmek, anlatmaya çalışmak ateşten gömlek gibidir. Yerleşik, tutucu sistemler tarafından koşullandırılmış, önyargılı zihinler, alıştırıldıkları konfor alanının dışındaki her bilgiye otomatik reaksiyon gösterirler. Bu bilgileri önemseyenlere karşı kullandıkları en güçlü silah da alaycılıktır.

Doğrusu, her eleştiriye ve her yoruma tek tek yanıt vermek imkansız.. Ama artık klişe haline dönüşmüş eleştirilerin ve yorumların belirgin kategorileri var ve bu yorumlara genel bir yanıt vermek gerekiyor:

İşte örnekler:
“HİÇ KANIT YOK..KANITLAR NEREDE?”
Daha ne kadar kanıt istiyorsunuz? Sayısız pilot, radar operatörü, astronot ve kozmonotların, bilim insanlarının, Bakan ve Genelkurmay Başkanları düzeyindeki resmi tanıkların, ayrıca binlerce sivil tanığın ifadeleri, resmi radar kayıtları, resmi raporlar, toprak izleri, gerçeklikleri analizlerle kanıtlanmış fotoğraf, video kayıtları, askeri ve sivil havacılık raporları, bireysel karşılaşmalar sizler tarafından okunmayı bekliyor! Hangisini objektif gözlükle incelediniz? Hiçbir şey üretmiyorsunuz, araştırmıyorsunuz ve oturduğunuz sıcak koltuktan sadece eleştiriyorsunuz.

Lütfen biraz literatür inceleyiniz!

“BİLİMSEL DEĞİL”

Dünya biliminin özgür olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz! Yerleşik yapı, üniversitelerin fonlarını ve araştırmalarını baskı altında tutuyor, size sadece sistemin süzgecinden geçen bilgiler ulaşıyor. Size “bilim” diye sunulan “kontrollü” bilgilerle avutuluyorsunuz ama dünyanın elli, hatta yüz yıl ilerisindeki bilim ve teknolojiler askeri laboratuarlarda üretiliyor, bunları ruhunuz bile duymuyor. Bu kabuğu kırıp kamuoyunu aydınlatmak isteyen bilim insanlarının makaleleri yayınlanmıyor, çalışmalarına ana akım medyada yer verilmiyor.

Bu baskılara rağmen, akademik yobazlığa karşı koyan, çok sayıdaki cesur bilim insanı bu konuda çok detaylı araştırmalar yaptılar ve bu fenomenin gerçek olduğunu ortaya koydular. Bu çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Akdeniz Üniversitesi’ndeki ufoloji/exopolitika derslerimizin içeriğinde de çalışmalarına yer verdiğimiz, etkileyici bir bilim insanları listesi var:

Prof. Rudy Schild (Harvard Ünv. Astrofizikçisi), Prof.Peter Sturrock (Stanford Ünv.), Prof. John Mack (Harvard Ünv.), Leo Sprinkle (Wyoming Ünv.), Prof. Stanton Friedman (Nükleer Fizikçi), Claude Poher (Astrofizikçi), Jacques Vallee (Astronom), Allen Hynek (Astronom) bunlardan sadece birkaç tanesi..

Bu öncü bilim insanlarının hangisinden haberdarsınız?

Lütfen uyanınız!

“BUNLARIN HEPSİ CİNLER”

Evren sayısız/sonsuz boyutlardan oluşuyor ve sayısız/sonsuz yaşam formlarıyla kaynıyor. Anadolu’da ne harika bir terim vardır: “Her sebzeye soğan deme” diye..Algılayamadığınız her yaşam formuna cin demeyiniz..Kafanızı gömdüğünüz kumdan çıkarınız..İşler size anlatılanlar gibi değil.

Lütfen yaşama ve evrene bakışınızı genişletiniz!

“BUNLAR ABD, RUSYA, ÇİN VB.’NİN OYUNU”

ABD ve diğer BM Güvenlik Konseyi üyesi ülkelerin UFO’lar ve dünyadışı yaşam konularındaki sicili elbette pek temiz değil. Örtbas meselesini her platformda anlatmaya çalışıyoruz. Ancak, ABD ‘nin bu işteki rolü nereden baksanız 70 yılı geçmez. Oysa, ilk tarihsel kayıtlar M.Ö. 3000 yıllarında başlıyor ve çok daha öncesinin de olduğunu, sözlü gelenekle aktarılan efsanelerden, petrogliflerden ve tarih tutucuların kayıtlarından biliyoruz. İlkçağ ve ortaçağ kayıtlarında muazzam gözlem ve temas bilgileri var. Onlar insan türünden önce dahi buradaydılar.

Unutmayınız…Antik çağların tanıkları “uçan, ışıklı kalkanlar”dan ve bunların içinden çıkan “tuhaf” varlıklardan söz ederken bu ülkelerin hiç biri dünya sahnesinde yoktu.

Lütfen araştırınız ve düşününüz!

“ALIKONULDUKLARINI SÖYLEYENLER ŞİZOFRENDİR!”

Bireysel temas ve alıkonma deneyimi yaşayanları şizofren olarak nitelendiriyorsunuz. Şizofreni hastalığını tarif etmeniz istendiğinde düzgün bir cümle dahi kuramıyorsunuz ve hiç tanımadığınız bu insanları oturduğunuz yerden, acımasızca ve yetersiz bilginizle yaftalıyorsunuz. Bu insanların büyük çoğunluğu düzgün bir yaşam süren, entelektüel ve sağlıklı bireyler. İçlerinde beyin cerrahları ve pilotlar var. Hangi bilgi ve araştırmanıza dayanarak şizofren oldukları sonucuna vardınız?

Temasçılar, sizin dibe vurdurduğunuz kolektif bilinci dengelemeye çalışıyorlar! Sizin için uğraşıyorlar! Destek olmuyorsunuz, bari engel de olmayınız.

Lütfen kendinizle yüzleşiniz!

“NEDEN GELMİYORLAR!..BEKLEMEKTEN BIKTIK!”

Bu kategoridekiler bu konuları iyi niyetle araştıran ve gerçekten değişimi arzulayanlardır, ama bu “bekleyiş hali” bir yanılgıdır.

Pasif bekleyiş halinde kaldığınız sürece beklemeye devam edersiniz.

Dünyadışı uygarlıkların temsilcileri dünyanın her yerinden milyonlarca insanla temas kuruyorlar. Bize ulaşan temas vakalarına yetişmekte artık zorlanıyoruz. Beklenecek kimse yok! Onlar zaten buradalar! Sadece aradaki titreşim farkını azaltmaya çalışıyorlar. Onlar insanoğlunun primitif merak ve heyecan duygularını tatmin etmek için burada değiller! Doğru zamanda, doğru olan şeyi yapıyorlar. Bizim de aktif pozisyon almamızı ve onlara doğru uzanmamızı istiyorlar. Bu karşılıklı bir “emek” sürecidir. Siz TV’de dizi seyrederken gelmeyecekler!

Lütfen harekete geçiniz!

SON SÖZ: Şimdiden zihnen hazır olmazsanız, biliniz ki o dönemlerde psikolojiniz haddinden fazla sarsılacak.. Varoluşun alt boyutlarındaki bir evrende, milyarlarca galaksinin bir tanesinin uzak bir köşesinde yer alan küçücük bir gezegende deneyim yapan herhangi bir varlık olduğunuzu anladığınızda, balon gibi şişmiş egolarınız yerle bir olacak..Kendi küçücük havuzunuzda gururla debelenip duruyorsunuz ama emin olun ki, adına “varoluş” dediğimiz o devasa okyanusta sizin “son kullanma tarihi çoktan bitmiş”, bağnaz değer yargılarınızın ve dünya görüşünüzün hiçbir hükmü yok!..Bir gün tüm sistemlerin size “gerçekler” diye yutturduklarının, asıl gerçeğin üzerini örtmek için kullanılan kalın bir örtüden başka bir şey olmadığını fark ettiğinizde, sizin için “çok geç” olmasın diye uğraş veriyoruz..O günler geldiğinde ağır şoklar ve travmalar yaşamayın diye sizi derin uykunuzdan uyandırmaya çalışıyoruz..

Lütfen biraz da siz çaba gösteriniz…

Erhan Kolbaşı

Facebook Yorumlar


Beğendin mi? Arkadaşlarınla paylaş!

What's Your Reaction?

Şaşkın Şaşkın
1
Şaşkın
Başarısız Başarısız
0
Başarısız
EHH EHH
2
EHH
İYİ İYİ
1
İYİ
Kötü Kötü
0
Kötü
Komik Komik
0
Komik
Harika Harika
3
Harika
Ego Ego
0
Ego
Bana aşağıdan bakarsan Tanrıyı, yukarıdan bakarsan delinin tekini, karşımdan bakarsan kendini görürsün.

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazı Türü Seç
Soru cevap
Konuya dair bir şey ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular dizisi
Yazı
Biçimlendirilmiş Yazı